Brakial Pleksus Yaralanması, Tedavisi ve Ameliyatı - Doç. Dr. Burhan Özalp - İstanbul ve Diyarbakır Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı

Brakial pleksus C5-T1 spinal sinirlerin katılımıyla oluşan ve üst ekstremitenin; yani kol ve elin motur ve duyu sinirlerinin kaynağı olan bir nöral pleksus yapısıdır. Brakial pleksustan çıkan ana sinirler nervus ulnaris, nervus medianus ve nervus radialistir. Bununla beraber pleksustan omuz ve kol bölgesinin motor ve duyu inervasyonunu sağlayan başka sinirlerde çıkmaktadır. Brakial pleksus yaralanmaları basit olarak , zorlu doğumların neden olduğu obstetrik paralizi ya da ilerleyen yaşlarda başta trafik kazaları olmak üzere çeşitli nedenlere bağlı meydana gelen travmatik brakial pleksus yaralanmaları olarak sınıflandırılabilir. Bu yaralanmalarda kol ve elin hareketlerinde azalma, his kaybı görülebilir. Brakial pleksus yaralanması, yaralanmanın seviyesi ve şiddetine bağlı olarak omuz hareketlerinde zayıflık, enoftalmi dediğimiz aynı taraf göz küresinde içeriye kaçma , göz kapağı düşüklüğü ve göz bebeği küçüklüğüne (miyozis) rastlanabilir.

Obstetrik Paralizi

İleri derecede kilolu yenidoğanlar, annenin doğum kanalının darlığı, çocuğun makat gelişiyle doğum kanalına girmesi, kordon dolanması gibi nedenlerle zorlu doğum gerçekleşmişse brakial pleksus yaralanması riski artmaktadır. Bu yaralanma doğum esnasında çocuğun başı ile omuzu arasındaki açının artması ve sinirlerin aşırı gerilmesi nedeniyle olmaktadır. Genellikle tek taraflı olmakla beraber bazı durumlara iki taraflı da görülebilmektedir. Bu hasar genelde ailenin çocuğun el ve kolundaki hareketsizliği farketmesiyle anlaşılır. Doğumsal kol felcinde üst kısmın etkilendiği (c5-C6)  Erb-Duchenne tipi paralizi, alt kısmın etkilendiği (Klumpke Paralizisi) ve tüm sinirlerin etkilendiği tam sinir yaralanaması görülebilir. Erb’s Felcinde tipi olarak bahşiş isteyen garson eli varken oldukça nadir görülen Klumpke Paralizisinde omuz ve dirsek hareketleri korunmuşken el hareketleri yoktur. Total sinir yaralanmasında ise sallanan kol bulgusu vardır.

Neyse ki bu hasarların çok büyük kısmı (bazı bilimsel yayınlarda %90’a kadar çıkan yüksek oranlar vardır) kendiliğinden düzelir. Bu şansız azınlık içinse yapılacak şey hayatın ilk aylarında sıkı takiptir. Bu çocuklar plastik cerrah ve çocuk nöroloji uzmanları tarafından takip edilirler.

Hayatın ilk 3 ya da bazı ekollere göre ilk 6 ayında kas hareketleri istenen seviyede olmuyorsa yapılacak işlem sinirlerin cerrahi olarak ortaya konması  sebestlenip onarılması ve bazı durumlarda bacaktan alınan sinir greftleriyle sinir onarımının yapılmasıdır. Nörotizasyon ameliyatlarında ise hasarlanmamış bir sinir ucu üst kısımdan yaralanan sinire dikilerek sinir transferi yapılabilir. Takip eden yıllarda ise çalışan tendonların çalışmayan kasların fonksiyonlarını yapacak şekilde tendon transfer ameliyatları ve kemik düzeltici girişimler yapılır.

Travmatik Brakiyal Pleksus Yaralanmaları

Omuzun aşağıya doğru aşırı bastırılması, başın ise omuzdan ayrılacak şekilde kuvvete maruz kalması ki bunlar başta motosiklet kazaları olmak üzere trafik kazaları sonucu meydana gelir, sonucu ortaya çıkan sinir hasarlarıdır. Bununla beraber ateşli silah ve kesici-delici alet yaralanmaları sonucu meydana gelebilir. Alt ve üst sinir kökleri ya da total sinir yaralanması olabilir. Bu hastalarda eşlik eden damar yaralanmaları ve kemik kırıkları da olabileceği düşünülmeli ve gerekli tetkikler yapılmalıdır. Klinik görüntü obstetrik palsiye benzer şekildedir. Mutlaka nabız muayenesi yapılmalı ve damar yaralanması varsa gerekli cerrahi müdahale gerçekleştirilmelidir. Bu hastalarda cerrahın tercihine göre hemen eksplorasyon ve sinir onarımı yapılabileceği gibi 6 aylık bekleme periyodunu takip eden zaman içinde cerrahi müdahale de yapılabilir. Ameliyat öncesi ve sonrası fizik tedavi iyileşme sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir